BIRAKTIM İPİN UCUNU
Yitirdiğim bir şey var, sende arıyorum,
Yüreğim bir madenci feneri, yol uçurum …
Yaklaşma diyorsan, peki umudum,
Bir daha kimseden sormayacağım seni;
------Söz olsun! …
Akrep tutmuş gibi kirpiklerinin ucundan,
Beni görünce üşüyorsun, tamam …
Uğramam bir daha kamçılasa da kan,
Sana kör bakacağım, görmeyeceğim seni;
------Söz olsun! …
Dağlara doğru uçan kuşlarla,
Tüm sırları soyulmuş nemli düşlerle,
Öfke çiçekleri getiren kışlarla,
Korkma, yokuşlarda yormayacağım seni;
------Söz olsun! …
Kurtlar gibi ulusa da gönlüm ardından,
Sormayacağım yüzünü, izini yollardan …
Tüfeğimin namlusunun ucuna konan
Kınalı keklik olsan da vurmayacağım seni;
------Söz olsun! …
Bir kuvvet iksiridir eski fotoğrafların,
Bakışların konuşur, kilitlense de dudakların.
Şimdi yol ayrımındayız, bakın
Af çıkmazsa eğer sarmayacağım seni;
------Söz olsun! …
Elindedir, dönüştür bu ağıdı serenatlara,
Düş atları uçursun bizi bulutlara …
İki kılıç gibi dövüşürken akla kara,
Adak olsan da kurban vermeyeceğim seni;
------Söz olsun! …
KADER ATLASI
nilüferler niçin suya eğilir
ve niçin
kavruk otlar gibi
tutuşur
o ilk sevdalar
söyleyin bana
ey kitaplar.
bana söyleyin
kim var
aramızda
biraz ölmeden
bir türkü tutturmuş giden.
ya kırmızı şapkalı
gelincik, senin için
göz açıp kapayıncaya
yiter şu bahar
hemen
ölüm gelir
yükselince sular.
söyleyin bana
ey kitaplar
var mı
kederin atlasında
tarçın kokulu bir şehir
inmemiş olsun damlarına
gözyaşından
yıldızböcekleri
ve tarçın
kokulu
bir aşk
hiç ölmeyen.